24/8/2007
Tehlikeli bitkiler
Doğada bulunan ve aktarlar tarafından faydalı olarak satılan birçok şifalı bitkinin ölçüsü tutturulamadığında zehirlenmelere neden olduğu belirtildi.
Doğada bulunan ve aktarlar tarafından faydalı olarak satılan birçok şifalı bitkinin belli bir ölçüye göre kullanılması gerekiyor. Şifalı bitkileri de daha fazla fayda sağlaması amacıyla fazla tüketmemek gerekiyor. Birçok şifalı bitki fazla tüketilmesi halinde zehirlenmelere; hatta ölümlere yol açabiliyor.Şifalı, bir o kadar da tehlikeli olan bitkiler şu şekilde sıralanıyor:
GÜZEL AVRATOTU
Kireçli
topraklarda yetişen 180 cm kadar boyunda birkaç sene yaşayan nahoş
kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir.
Çiçekleri boru şeklinde, koyu kırmızımsı veya sarımtıraktır. Ağrı
kesici ilaç yapımında kullanılır. Mide, bağırsak, astım, kalp, sinir,
beyin hastalıkları tedavisi için yapılan ilaçların yapısında da
bulunmaktadır. Fakat yapısında bir çeşit zehir olan ‘Atropin’ vardır.
Sadece tıbbi maksatla kullanılır. Bir hekim tavsiyesi olmadan
kesinlikle kullanılmamalıdır.
BALDIRAN
Nemli
yerlerde 1-2 metre boyunda saplarının altı erguvani renkli bir
bitkidir. Yaprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Tıpta
özellikle dişçilik alanında kullanılır. Ağrı kesici, spazm çözücü ve
teskin edici özelliği varsa da çok zehirli bir bitki olup, 6 gramı bir
insanı öldürmeye yeter. Ev ilaçlarında kesinlikle kullanılmaması
gerekir.
ADASOĞANI
Birçok
yerde yetişebilen, yaprakları uzun ve şerit şeklinde bir bitkidir.
Çiçekleri yeşil, beyaz ve damarlıdır. 2 kilo kadar olan soğan kısmı
yapraklarının altındadır. İdrar söktürür. Kalp hastalıklarında vücutta
biriken suyu boşaltır. Birçok faydaları olmasına rağmen acı ve
zehirlidir. 7.5 gram adasoğanı, bir insanı rahatça öldürebilir.
Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar.
Doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır.
ÇİFİTOTU
Çayırlarda
ve hendek kenarlarında yetişen, zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş,
çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dalların dışına taşmış
demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardır. Kalp çarpıntılarını
giderir, mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra
çıbanın üzerine konulursa, çıbanı olgunlaştırır. Kullanılırken tavsiye
edilen doz sınırı aşıldığı takdirde ölüme varan sonuçlar getirir.
İTÜZÜMÜ
Ormanlarda
yetişen bir bitkidir. Çiçekleri beyaz, meyveleri parlak beyazdır.
Meyvesi, yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Romatizmal ve mafsal
ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim hastalıklarını
giderir. Yaralara lapa halinde de kullanılır. Bir uzman tavsiyesi
olmadan, ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir. Fazla alındığı takdirde
ölümlere neden olabilir.
NERGİZ
20-60
cm boyunda soğanlı bitkilerdir. İlkbaharda çok güzel kokulu
çiçekleriyle baharın müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli
kokulu, sarı veya beyaz renkli, tek tek veya birkaçı birarada
bulunurlar. Musil, ateş düşürücü, nezle, rahim ve mesane ağrılarında
çay olarak kullanılır. Bitki, zehirli alkaloitler taşır. Kusturucu ve
ishal etkilidir. Bu sebeple bir hekim tavsiyesi olmadan kesinlikle
kullanılmamalıdır.
YABAN YASEMİNİ
Bitki
rutubetli, nemli ve gölgelik yerlerde, dere kenarlarında ve çitlerde
yetişir. Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açan,
meyveleri sarımsı kırmızı renklidir. Ağrı kesici, deri hastalıklarında
kan temizleyici, uyutucu, idrar arttırıcı ve müshil etkilere sahiptir.
Ayrıca spazmodik öksürükler, frengi, romatizma, gut, sedef, sıraca,
kanser hastalıklarında da kullanılır. Bütün bu faydalarına rağmen
bitki, gliko-alkaloitler taşır. Yüksek doz alımı bulantı, kusma, ishal,
zehirlenme yapar.
ZEHİRLENME BELİRTİLERİ GÖRÜLDÜĞÜNDE...
Uzmanlar,
şifalı bitkilerin kullanımı sonrasında zehirlenme belirtileri
görüldüğünde, zehirlenme sebepleri araştırılmadan, ilk yardımın
yapılmamasını tavsiye ediyor. Evvela sindirim sisteminden zehrin
bertaraf edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar şu tavsiyelerde
bulunuyor:
“Hastada kendiliğinden kusma olmazsa, suni olarak
kusturulur. Bundan sonra birkaç defa mide, yüzde 0,50,1 potasyum
permanganat, yüzde 0,2 tanen veya tıbbi kömür mahlülü ile yıkanmalıdır.
Hatta zehirlenmeden sonra birkaç saat dahi geçmiş olsa da, midenin
yıkanması ihmal edilmemelidir. Sonradan kimyasal analiz yapılmak üzere
kusmukların hepsi muhafaza edilmelidir. Umumiyetle bitkilerden
zehirlenmelere karşı kullanılan en iyi vasıta tıbbi kömür (50 gr) ve
oksimagnezyum (25 gr) karışımıdır. Oksimagnezyum bulunmadığında, daha
fazla miktarda tıbbi kömür veya tanen yüzde 23, sulu mahlülü (200-300
gr su) bir defada verilir. Zehirlenmeye karşı kullanılan mahlül,
alkaloidler ve glikozidleri çökertir, uçucu maddeleri yok eder. Zehirli
asid ve esansları tesirsiz bırakır. Zehirlenmeye karşı kullanılan bu
ilaçlar kısa bir müddet için etkilidirler. 20-30 dakika sonra mide
yeniden yıkanmalı, bundan sonra müshil verilmelidir. Zehirlenen kimse
yatırılmalı ve taze hava akımı temin edilmelidir. Vücudun sıcak
tutulması için tedbir alınmalı, çay veya kahve verilmeli. İlk yardımdan
sonra hemen bir doktor aranmalı ve muayene edilmesine çalışılmalıdır.
Zehirli maddelerin cilde teması vakalarında ise dokunulan yer birkaç
defa sabunla yıkanmalı, daha sonra yüzde 2 permanganat mahlülü ile
silinmelidir. Bu gibi vakalarda doktorun yardımı temin edilmelidir.”

0 yorum yazılmıştır