« Önceki | Sonraki »

24/8/2007

Sağlıklı doğum kontrol yöntemleri

Kontrolsüz, birbirini takip eden doğumlar ve düşükler, anne ve bebek sağlığını ciddi olarak tehdit eder. Bu nedenle aile planlaması hem anne, hem de bebek sağlığına zarar vermeyecek uygun doğum kontrol yöntemleriyle yapılmalıdır.

Kişi için ideal bir korunma yöntemiyle istenmeyen gebelikler, kişinin sağlığına zarar vermeden engellenebilir. “Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz” diyen Dr. Cem Çıtlak, korunma yöntemleri ile ilgili şunları söyledi.İdeal korunma yöntemlerini sıralayan Çıtlak, rahim içi araç, kombine doğum kontrol hapları, hormon enjeksiyonları, norplantlar (Hormon İmplantları), cerrahi sterlizasyon (Ameliyatla Kısırlaştırma), prezervatif gibi artık büyük bir çoğunluğun haberdar olduğu yöntemlerin yanı sıra teknolojinin ilerlemesiyle birlikte alternatif doğum kontrol yöntemlerinin de varlığından bahsediyor. RAHİM İÇİ ARAÇ ( SPİRAL ) Günümüzde plastikten yapılmış, bakır ilaveli rahim içi araçlar en ideal olan ve en çok kullanılanlardır. Bunların dışında aktif vaginal enfeksiyonu olanlara uygulanmaması gereken progesteron hormonu ilaveli rahim içi araçlar da vardır. Adet kanamasının hemen sonrasında veya kadın gebe olmadığından kesin eminse herhangi bir günde doktor tarafından rahime uygulanır. İdeal koruyuculuk süresi, bakırlı olanlarda beş yıl, hormonlu olanlarda bir yıl olan rahim içi araç kullanan kadınların mutlaka yıllık doktor muayenesinden geçiyor olması gerekir. Hiç doğurmamış olanlar ve çok eşliler için fazla önerilmeyen rahim içi araca bağlı olarak; Aşırı adet kanamaları Ara kanamalar Kasık ağrıları görülebilir. Progesteron hormonu içeren rahim içi araçların, standart olanlara üstünlüğü kanama problemlerine yol açmamasıdır. KOMBİNE DOĞUM KONTROL HAPLARI Günümüzde gelişmiş ülkelerde en sık kullanılan, östrojen ve progestoron hormonu içeren, etkin ve güvenilir yöntem olan doğum kontrol hapları seçilmeden önce kadın genel bir jinekolojik değerlendirmeden geçmeli, PAP smear’i yapılmalı ve uygun ilaç doktor tarafından önerilmelidir. Hapa adetin ilk günü başlanır ve 21 gün süreyle ara vermeden günde bir tablet alınır, 7 günlük arayı takiben tekrar hapa başlanır. Kadın ara verdiği 7 günlük dönemde adet görür. Kadın ilacı korunmayı düşündüğü süre boyunca 21 gün ilaç, 7 gün ara şeklinde kullanır. İlaç kullanılırken en önemli olay günlük tabletleri unutmamaktır çünkü unutulduğunda koruyuculuk etkinliği azalır. İlaç bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın ilaç öncesi doğurganlık kapasitesine ulaşır. Sigara içen 35 yaş üstü kadınların kullanması pek tavsiye edilmez. HORMON ENJEKSİYONLARI Aylık ve üç aylık enjeksiyon olarak uygulanır. Aylık iğneler 28 günde bir uygulanır ve östrojen ve progesteron hormonu içerir. İlaç kullanımının ilk aylarında düzensiz kanamalarla karşılaşıla bilinir. Etkileri kombine doğum kontrol haplarına benzer, günlük hap alımını unutabilecek olanlara önerilir. Üç aylık iğneler sırf progesteron hormonu içerir. Kullanımları esnasında adet düzensizlikleri ve tamamen adetten kesilme gibi şikayetler görülebilir. Bu ilaç daha çok emziren anneler için uygun bir seçenektir. Her iki ilaç da bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın normal doğurganlık kapasitesine ulaşır. NORPLANTLAR (HORMON İMPLANTLARI) Lokal anasteziyle kolun iç yüzüne yerleştirilen ve prgesteron hormonu salan kapsüllerdir. Ara kanamaları ve adetten tamamen kesilme görülebilir. Etkinlik süreleri beş yıldır. Çıkartılmaları için de cerrahi müdahale gereklidir. CERRAHİ STERLİZASYONCerrahi kısırlaştırma hem erkek, hem de kadın için uygulanan ancak geri dönüşümsüz olarak kabul edilmesi gereken bir yöntemdir. Çocuk sayısını tamamlamış olan ve ileriki hayatında kesinlikle çocuk düşünmeyen kişiler için uygun olan bir yöntemdir. Kadınlar için uygulanan yöntem tubal sterlizasyon (tüplerin bağlanması), erkekler için ise vasektomi (üreme kanalının bağlanması) ‘dır. PREZERVATİF Erkekler için, günümüzde mevcut tek geri dönüşümü mümkün olan yöntem. Doğum kontroluna ilave olarak cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyucu etkisi de vardır. Her ilişki sonrasında prezervatifin yırtık yönünden kontrol edilmesi önemlidir. PERSONA DİGİTAL KONTROL Bilinen tüm doğum kontrol yöntemlerinde vücuda yerleştirilen bir araçtan, ilaçtan, cerrahi müdahalelerden bahsettik. Persona, vücuda içeriden veya dışarıdan bir ilaç alınmadan ya da herhangi bir madde kullanılmadan çözüm sunan ve bu özelliği ile “dünyanın en doğal doğum kontrol yöntemi” olarak tanımlanan doğum kontrol yöntemidir. Prezervatif, rahim içi araç ve doğum kontrol haplarını kullanmadan sadece stick’lerinin üzerinde idrar testi yaparak sonuca ulaşır. Normal Laboratuarların yaptığı doğum kontrol için çok önemli olan iki hormonu ( LH ve Östrojen) günlük idrar testleri ile ölçebilen Persona, laboratuarda yapılan testlerle % 99,7 oranında benzeşir. Tehlikeli gündeyseniz kırmızı, serbest gündeyseniz yeşil ışık yakarak şüpheye yer bırakmadan “konforlu bir cinsel hayat” olanağı sağlar. 35 yaş üzeri ve sigara kullanan kadınların doğum kontrol haplarını kullanmaları sakıncalı. Bu noktada da persona önemli bir yer teşkil ediyor.

24/8/2007

Kadın ve gençlerin ruh sağlığı tehlikede

Ankara Üniversitesi Psikiyatrik Kriz Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Işık Sayıl, merkezlerine en çok kadın ve gençlerin başvurduğunu söyledi.

“Türkiye’de ruh sağlığını tehdit eden en büyük sorun, gençlerdeki sınav kaygısı ile aile içi şiddet” diyen Prof. Dr. Sayıl, Türkiye’deki gençlerin risk altında olduğunu belirtti.

Eğitim sisteminin, gençlerin ruh sağlığını öne çıkaran bir modele oturtulamadığını ifade eden Prof. Sayıl, “Sınav ve sınavda performans kaygısı ile anne babaların beklentileri, çocuğun ruh sağlığını bozuyor. Dolayısıyla çocuklar, çocukluklarının gereğini yaşayamıyorlar” dedi.

GENÇLERE VERİLEN MESAJLAR ÖNEMLİ
Gençlerde çok büyük bir enerji olduğuna işaret eden Sayıl, bu enerjinin doğru yola yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sayıl, televizyon kanallarının da bu konuda duyarlı olması gerektiğini vurgulayarak, “Diziler, gençleri yönlendiriyor. Televizyonlar bilgilendirici, eğitici programlar yapmıyor. Halbuki televizyonlar aracılığıyla topluma pek çok bilgi verilebilir. Buralarda toplumsal sorunlara yönlendirilecek mesajlar yer almalı” diye konuştu.

AİLE İÇİ ŞİDDET KADINA ÇARESİZLİK YÜKLÜYOR
Kriz merkezine çoğunlukla gençler ve kadınların başvurduğunu anlatan Sayıl, kadınların aile içi şiddet, gençlerin ise sınav kaygısı ve ebeveynleriyle olan sorunları nedeniyle başvuruda bulunduğunu söyledi. Sayıl, aile içi şiddetin kadınların kendilerine olan saygılarını yitirmelerine neden olduğunu ifade ederek, şiddetin, kadına çaresizlik yüklediğini, her şeye rağmen kendisine şiddet uygulayan eşiyle birlikte yaşamasının, kadını depresyona ittiğini anlattı.

KORUYUCU RUH SAĞLIĞI HİZMETİ
Kriz Merkezi’nde günlük yaşamın zorlayıcı koşullarıyla baş etmede güçlük çekenlere yardım ettiklerini kaydeden Sayıl, merkezde “sağlıklı insanlarla hasta insanlar arasında kalan gruba” bakıldığını söyledi. İnsanların yaşadığı sorunlarla baş edemediklerinde kendilerine başvurduklarını belirten Sayıl, zaman zaman pek çok insanın böyle bir dönemden geçtiğini ifade etti.

İNTİHARLARA MÜDAHALE
Kriz durumlarında ortaya çıkabilecek intiharlara da müdahale ettiklerini anlatan Sayıl, merkezde koruyucu ruh sağlığı hizmeti verdiklerini söyledi. Sayıl, merkezde hasta olmaya aday kişilere de müdahale ettiklerini belirterek, bu nedenle de Türkiye için çok alışıldık bir merkez olmadıklarını kaydetti. Aile terapisti, psikiyatrist, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarının görev aldığı merkezdeki görüşmelerin tamamen gizlilik ilkesi çerçevesinde yapıldığını anlatan Sayıl, merkeze gelemeyenlerin telefon ya da
e-mail aracılığıyla da başvurabildiklerini ifade etti.

ACİL SERVİSLERE KRİZ ODASI
Sayıl, merkez tarafından İbn-i Sina Hastanesi Acil Servisinde 1994 yılında oluşturulan “Kriz Odası”nın çalışmalarının devam ettiğini, burada hastanın ruh sağlığını korumaya yönelik bir tedavi düzenlediklerini söyledi. Sayıl, Kriz Odası’nın intihar teşebbüsünde bulunmuş kişinin gelecekte daha sağlıklı bir yaşam sürmesi ve intihar girişimlerinin tekrar riskini önleme açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Bu odalar Türkiye genelindeki tüm acil servislerde kurulmalı” dedi.

24/8/2007

‘Hastalıklar ilk kez bu hızda yayılıyor’

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü bulaşıcı hastalıkların tarihde görülmedik ölçüde hızlı yayıldıkları uyarısında bulundu. Örgüt ülkelerden, hastalıkları gizlememelerini istedi...


Dünya Sağlık Örgütü yıllık raporunda, dünyada korku veren hızda yeni hastalıklar ortaya çıktığını yazdı. “Daha Güvenli Bir Gelecek” adlı raporda 1967’den bu yana hastalığa sebep olan 39 yeni mikrop ya da virüsün bulunduğu belirtiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yalnızca geçen yıl yaklaşık 2.1 milyar kişinin uçakla yolculuk ettiğine dikkati çekerek, bulaşıcı hastalıkların bu yüzden eskisinden çok daha hızlı yayıldığını, çıkabilecek sağlık krizlerini önlemek için hükümetlerin, kendilerinin yayımladığı yeni yönergelere uyması ve çok yakın işbirliği yapmaları gerektiğini bildirdi.

WHO Genel Direktörü Dr. Margaret Chan, örgütün “Daha Güvenli Bir Gelecek” başlıklı yıllık raporuna yazdığı önsözde, “Tarihte benzeri görülmemiş bir hızla, her yıl yeni bir hastalık ortaya çıkıyor” dedi.

Chan, “Uluslararası kamu sağlığı güvenliği hem bir ortak istek, hem de karşılıklı bir sorumluluktur” diye konuştu.

Örgüte üye 193 ülkenin ideal durumda herhangi bir salgın hastalıkta ilk haber kaynağı olması gerektiği, ancak salgın haberlerinin ilk olarak medyadan alındığı belirtildi.

Örnek olarak WHO’nun yayınladığı salgın alarmlarının yaklaşık yarısının medyadan kaynaklandığı ve daha sonra ilgili hükümet tarafından izlemeye alındığı kaydedildi.

RAPORDAKİ UYARILAR
Raporda ayrıca ülkeler, aşı üretilmesine yardımcı olmak için ellerindeki virüsleri örgütle paylaşmaya ve salgın hastalıklarla mücadele için ülke içi önlemleri sıkılaştırmaya çağırıldı.

Raporda örgütün, hastalıkların dünya çapında yayılmasını önlemek için ilk sağlık yönergelerini yayınladığı 1951’de, durumun istikrarlı olduğuna dikkat çekildi ve insanların uluslararası yolculuklarını gemilerle yaptığı, bunun da hastalıkların yayılmasını yavaşlattığı, yeni hastalıkların çok seyrek görüldüğü kaydedildi.

Günümüzde uluslararası yolculukların uçakla yapılmasının bir yerde çıkan bir hastalığın başka bir yere ulaşma süresini saatlerle ölçülebilen bir zamana indirdiği belirtilen raporda, geçen 5 yılda WHO’nun dünya çapında kolera, kuş gribi ve çocuk felci gibi 1100’den fazla salgın vakası kaydettiği belirtildi.

Bir kuşak önce hiç bilinmeyen AIDS, SARS ve Ebola dahil 39 yeni hastalığın ortaya çıktığı dile getirilen raporda, “Yakın ya da uzak gelecekte AIDS, Ebola veya SARS benzeri başka bir hastalığın daha ortaya çıkmayacağını varsaymak için saf olmak gerekir” denildi.

WHO’nun yeni Uluslararası Sağlık Kuralları Yönergesi, geçen haziran ayında yürürlüğe girdi.

22/8/2007

Sadece 2 günde 9 kilo verebilirsiniz...

Bir haftada 9 kilo verebilirsiniz!Hem aç kalmadan, hem spor yapmadan bir haftada 9 kilo verebilirsiniz. Nasıl mı?Hem aç kalmadan, hem spor yapmadan bir haftada 9 kilo verebilirsiniz. Üstelik son gün herşeyi yemek serbest. Nasıl mı?
PAZARTESİ
Kahvaltı: Sade kahve (istenilen miktarda)
Öğle : İki katı yumurta-az tuzlu ıspanak
Akşam: Büyük ızgara steak-yeşil salata-kereviz
SALI
Kahvaltı: Sade kahve-bir sandöviç ekmeği
Öğle: Büyük ızgara steak-yeşil salata-meyva
Akşam: İstenilen miktarda jambon
ÇARŞAMBA
Kahvaltı: Sade kahve-bir sandöviç ekmeği
Öğle: İki haşlanmış yumurta-yeşil salata ve domates
Akşam: İstenilen miktarda jambon ve yeşil salata
PERŞEMBE
Kahvaltı: Sade kahve-bir sandöviç ekmeği
Öğle: Bir haşlanmış yumurta-havuç(pişmiş veya çiğ) Kaşar peyniri
Akşam: Meyve ve yoğurt
CUMA
Kahvaltı: Sade kahve-limonlu havuç
Öğle: Buğulama balık-domates sınırsız
Akşam: Izgara steak-yeşil salata
CUMARTESİ
Kahvaltı: Sade kahve-bir sandöviç ekmeği
Öğle: İstenilen miktarda ızgara tavuk
Akşam: İki katı yumurta-havuç
PAZAR
Kahvaltı: Limonlu çay
Öğle: Izgara steak-meyva
Akşam: Canınız ne çekerse yiyebilirsiniz.
ÖNEMLİ NOT:
8. gün bitiminde bu beslenme planı bir hafta daha tekrarlanacak. Daha sonra normal beslenmeye geçebilirsiniz. Beslenme planı tam uygulanırsa iki haftada 9kg. zayıflayabilirsiniz. Bu diyetle vücutta madde değişimi gerçekleşir ve üç yıl boyunca kilo almazsınız. Diyet sırasında kesinlikle alkol almayınız.......

BİZİM DEV
Sizin siteniz


Blogcu ile yapıldı