Yaşlanmaya meydan okuyun!
Günümüzde, cildimizin yaşlanmasını geciktiren daha genç bir görünüme kavuşmayı sağlayan yöntemler mevcut... Bunların neler olduğuna bir göz atalım...
Derimizin
dış dünya ile sınır olmaktan çok daha fazla işlevleri vardır. Derimiz,
aynı zamanda vücudumuzun içinde olup bitenleri dışarıya yansıtan ve
mesaj ileten bir organımızdır. Sürekli güneşe maruz kalma nedeniyle
oluşan ve fotoyaşlanma adı verilen yıpranma orta deride birtakım
yapısal değişiklikler meydana getirir. Ciltte yıpranma meydana gelirken
renginde sararma, lekeler, derin kırışıklıklar ve bağ dokusunda da
dejenerasyonlar görülür.
Alman Hastanesi Dermatoloji
uzmanlarından Dr. Belma Bayraktar ''Deri yaşlanması iki farklı özellik
taşır. İç etkenler ile geçen zamana bağlı olarak gelişen yaşlanma
gerçek yaşlanmadır. Dış ve çevresel etkenlere bağlı yaşlanma ise
aktinik veya fotoyaşlanma adı verilen yaşlanmadır. Gerçek yaşlanma
genler ile planlanan, doğal, fizyolojik bir durumdur. Fotoyaşlanmayı
ise çevresel etkenler hızlandırır ve erkene alır'' açıklamasını
yapıyor.
Neler yapabiliriz?
Güneş koruyucuları:
Cilt yaşlanmasının önüne geçmek için öncelikle güneşin olumsuz
etkilerinden korunmak gerekir. Bunun için de güneş koruyucuları
önerilir. Doktor tavsiyesi ve kontrolüyle A, E vitamini ve östrojen ile
kırışıklıklar azaltılabilir. Nemlendirici kullanımı ise deriye gergin
ve pürüzsüz bir görünüm sağlar. Günümüzde bu amaca yönelik olarak
satılan çok sayıda kozmetik ürün mevcuttur.
Makyaj sonrasına dikkat:
Cilt makyajdan sonra mutlaka çok iyi temizlenmeli, temizleme
sütlerinden sonra bile artık kalmaması için su ile durulanmalıdır.
Çünkü yağ salgısı fazla olan ciltlerde örtücü ürünler gözenekleri
kapatarak, salgının birikimine neden olabilir. Zamanla bu salgıda
mikroorganizmalar gelişmeye başlayabilir. Sivilceli ciltlerde bunları
sıkmak ve oynamak, kistlere ve kalıcı izlere neden olabilir.
Peeling (cilt soyma):
Cilt yaşlanmasının önüne geçen bir diğer uygulama ise halk arasında
cilt soyma olarak bilinen Peeling'dir. Bu uygulamanın uzun vadede
kollajen yapımını arttırarak yaşlanma etkilerini giderdiği
bilinmektedir. Bunun yanı sıra ciltteki lekelerin, sivilce ve
izlerinin, siyah noktaların, çukur izlerin, ince kırışıklıkların ve kıl
dönmelerinin tedavisinde de çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.
MİMİKLER KULLANILMAZ
Dolgu:
Cilt ile uyumlu, test gerektirmeyen, güvenli birtakım dolgu maddeleri
kullanarak mevcut kırışıklıklar yok edilebilir. Bu yöntemle
kırışıklıklar giderilirken dolgun ve biçimli dudaklara da kavuşmak
mümkündür. Dolgu işlemi ayrıca alt-üst dudak arasında hacimsel
dengesizliklerin giderilmesinde de kullanılır.
Botox:
Özel bir bakteriden üretilmiş, doğal, saflaştırılmış protein esaslı bir
ilaç olan Botox ile mevcut kırışıklıklardan kurtulmak mümkündür.
Özellikle kaş çatma, alın ve göz çevresi kırışıklıklarında bu
uygulamadan mucizevi sonuçlar alınmaktadır. Bu yöntemle kişinin arzu
ettiği oranda kaşlarını kaldırmak da mümkündür. Botox sayesinde kişinin
yüzündeki yorgun ifade kaybolmakta daha canlı, dinlenmiş bir ifade
sağlanmaktadır. Botox ile ayrıca yapısal olarak mevcut olan kaş
asimetrileri de giderilebilir. Botox'un etkisi 3-7 günde başlar, 10-15
günde yerleşir, ortalama 6 ay kadar da devam eder. Sürenin sonunda
hiçbir zaman daha kötü olmaz. Ayrıca bu süre zarfında mimikler fazla
kullanılmadığı için cilt yaşlanması da geciktirilmiş olur.
Mezoterapi:
Yüz mezoterapisiyle de çok başarılı sonuçlar alınmakta, yaşlanmaya
meydan okunmaktadır. Cildi besleyici, onarıcı, hücre yapılanmasını
sağlayıcı, birtakım ampullerle sağlıklı, gergin ve ışıltılı bir cilt
elde edilebilir. İşlem ağrısız olup, seanslar hekim ve kişi tarafından
belirlenmektedir. Tüm bu yöntemleri ihtiyaca göre kombine etmek
mümkündür.



