
Fazla kilolarından ve selülitlerinden kurtulmak; cilt kırışıklıklarını
engellemek ve daha güzel görünmek için doğal ve bitkisel yöntemleri
tercih edenler, ciltlerini kozmetik ürünlerin içerdiği zararlı
kimyasallardan da korumuş oluyorlar.
Hızla geçip giden
zamanın etkilerini en aza indirerek, güzel ve sağlıklı bir cilde sahip
olmak isteyen bayanların, doğal ve bitkisel güzellik ürünlerine ilgisi
her geçen gün artıyor. Kozmetik ürünlerin, cep yakan fiyatları ve
kimyasal karışım içeriklerinin beklenmeyen yan etkiler ortaya çıkarması
gibi faktörler de, doğal güzellik yöntemlerinin popülaritesini
artırıyor. Pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteyen kadınların
ilgisinden, bitkisel ilaçlar satan aktarlar da nasibini alıyor.
Bitkisel ve doğal ürünler, selülitten zayıflamaya, cilt
kırışıklıklarından saç dökülmesine kadar bir- çok sorunun çözümünü
kolaylaştırıyor. Güzelliği etkileyen önemli faktörlerden birini de
beslenme alışkanlıkları oluşturuyor. Çünkü, vücudumuzun her bölgesinin
farklı vitamin ve minerallere ihtiyacı oluyor.
FAZLA KİLOLARA BİTKİSEL ÇÖZÜM
Bitkisel
yöntemler, kadınların başta gelen sorunlarından olan fazla kilolardan
kurtulmanın en ekonomik ve sağlıklı yollarından biri. Papatya, mersin
yaprağı, sinameki, defne yaprağı, biberiye ve funda yaprağından elde
edilen özel zayıflama macunları ile birkaç ay içinde zayıflamak mümkün.
Bu karışım, vücudun protein dengesini koruyarak, aşırı kiloların
verilmesini sağlıyor. Kadınların bir diğer derdi selülitle başa
çıkmanın en pratik yolunu da doğal yöntemler oluşturuyor. Zambak,
yasemin, nane, anason, lavanta, limon, jojoba, rezene, biberiye, keten,
ardıç, buğday, susam ve portakal karışımından elde edilen macunla
selülitlerinizden kurtulabilirsiniz.
Sağlıklı beslenerek güzelleşin
Sağlığınız
için balık, yumurta, et ve peynir gibi proteinli besinleri tüketin.
Pürüzsüz ve lekesiz bir cilt için kahvaltıda bir bardak taze portakal
ya da greyfurt suyu için. Dişlerinizin çürümesini engellemek için
şekerli yiyceklerden uzak durun. Havuç, kereviz, fındık, fıstık, peynir
yemeye özen gösterin. En önemlisi bu yiyecekleri kilo almak için değil,
daha güzel ve sağlıklı olmak için tüketin.
Güzelleşmek için sağlığınızı riske atmayın
Makyajda
aşırıya kaçtığınızda, kozmetik ürünlerde bulunan 800 den fazla zararlı
kimyasal maddeye maruz kalabileceğinizi aklınızdan çıkarmayın. ABD
Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü, kozmetik ürünlerde
kullanılan 2 bin 983 kimyasal üzerinde yaptığı araştırmada, bunların
884 ünün zehirli madde içerdiğini belirledi. Aynı araştırma, bu
maddelerden 774 nün yüksek derecede zehirlenmelere, 146 sının
tümörlere, 218 inin üreme bozukluğuna, 314 ünün biyolojik mutasyona ve
376 sının ise deri ve göz rahatsızlıklarına neden olduğunu da ortaya
koydu. Sözkonusu araştırmaya göre kozmetikler, kansere, alerjik
reaksiyonlara ve doğum kusurlarına da neden olabiliyor. Bütün bu
risklerden arınmanın en kolay yolu ise, güzelleşmenin doğal ve bitkisel
yöntemlerine başvurmak.
DEPRESYONA KARŞI BİR FİNCAN KANTARON
Antik
çağlardan beri yara, yanık gibi deri lezyonlarında, mide ve bağırsak
hastalıklarının tedavisinde etkin olarak kullanılan kantaron otundan,
son yıllarda antidepresan özelliği nedeniyle orta ve hafif şiddetli
depresyonların tedavisinde de yararlanıldığı bildirildi. Eski çağlardan
beri şeker, kronik romatizma, mide-bağırsak, bronşit hastalıkları ve
soğuk algınlıklarının tedavisinde kullanılan otun, "parazit düşürücü ,
antiseptik ve yara iyileştirici etkisinin bulunduğunu söyleyen Uludağ
Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Görevlisi
Dr. Kaçar, otun içeriğindeki "Hypericin adlı maddenin, antidepresan
özelliğinin bulunduğunu anlattı. Avrupa da son yıllarda hafif ve orta
şiddetli depresyonların, stres, uykusuzluk, anksiyete gibi günlük
yaşamı olumsuz etkileyen rahatsızlıkların tedavisinde başarıyla
kullanıldığını dile getiren Dr. Kaçar, bitkinin mutluluk hormonu olarak
adlandırılan "seratonin in yanısıra vücudun kendini iyi hissetmesi için
gerekli olan "dopamin ve "norepineprin" hormonlarının salgılanmasını da
yan etkisiz olarak teşvik ettiğine dikkati çekti. Kantaron otunun
genellikle çay olarak tüketildiğini söyleyen Dr. Kaçar, günlük bir
fincan tüketilmesinin yeterli olduğunu, aşırı içilmesi halinde
özellikle açık tenli kişilerde ışığa karşı duyarlılık, ciltte
kızarıklık, döküntü gibi yan etkilerin olabileceği ikazında bulundu.